Baş Ağrısı, İsteksizlik ve Aptallaşma Üzerine


Etkisi gittikçe artan sindirici hayat düzeninin ortasında bir şeylere çabalıyorsak iyi şeylerin bizim için ve kendi hayatlarımızda yeri olmayacaksa bile başkaları için gerçekleşmesine en ufak bile olsa bir katkıda bulunmak içindir.

Aptallaşma ile geçen ayların ardından buradayım.

Güç... Güç durumdayım. İnsan bataklığı, seçilmemiş akrabalıklar, seçilmemiş işler, seçilmeyen ve daha her ne varsa onların anlamsızlığının ve beyhudeliğinin tam ortasında.

Bu paragrafı bir çocuk gibi yazacağım, zaten başka türlüsü de elimden gelmeyecek. Evde bir tek ben kitap okuyorum, üzücü. Sanırım aynısı ülke için de geçerli. Ya da hangi başka birim varsa... Evde bir tek ben rasyonel bakış açısına sahibim, keşke öyle olmasa, sanırım aynısı ülke için de geçerli, -Thomas Paine, The Age of Reason'ı (Akıl Çağı) 1794'te yayımlamış. Yaklaşık 225 sene kadar önce... "Bir insan mesleki inancını gerçekte inanmadığı şeylerin hizmetine sunacak kadar ahlakını kaybetmiş ve aklının iffetini satışa çıkarmışsa her türlü suçu işlemeye açık hale gelmiştir." Paine, böyle demişti. Kimin neye inandığını ve bunları ne şekilde sıraladığını anlamak kolay değil. Yapılanlar sahiden benimsenen doğruların tercihleri mi yoksa çıkarların mı? Bilmiyorum.-

Neseplerle, din ve mezheplerle bir ben ilgilenmiyorum. Diğer seçilmeyen anlamsız değerlerle de öyle. Ölüm bir tek beni üzmüyor.

-Üzse neyi değiştirir?... - Hayat yeterince kötü değilmiş gibi (kötü veya değil bilinilen bir hayat bilinmez ölümden her şekilde yeğdir. En azından genel olarak) Doğmadan önce tüm bu şeyler boyunca her neredeydim? Ben bunu soruyorum, ölümü değil. Yastan nefret ediyorum. Hep ettim.

Evde bir tek ben yarına bakıyorum, keşke öyle olmasa. Her şey kararlaştırılmış, paketlenmiş, bilinir bir yarın önümüze türlü baskılarla konuluyor. Bilinir bir yarın... Umarım aynısı ülke için de geçerli değildir. Ülkü Tamer "Tanıdığı üç beş kişiyi halk sananlar vardı." diyordu. Evde bir tek ben tanıdığım insanları milletleştirmiyorum. Keşke öyle olmasa, umarım aynısı ülke için de geçerli değildir. İyiyi ummaktan ve uğraşmaktan başka çare yok.
Ve, aa.. Sanırım biraz uzun zaman olmuştu: Merhaba

Editör


Fırtına
Mustafa Özaydın
Benim En Küçük Hakkım
A. Kadir
Olduğun Gibi Gel
Rabindranath Tagore
Karıma Altıncı Evlilik Yıldönümü Armağanı
Hasan Hüseyin Korkmazgil
Elle & Palimpsest
Mustafa Özaydın