Yarının Derdi
Haziran 2026 | Sayı 22 | Sayfa 06
Emine Berk

Yarının Derdi

Lisemizin oradaki parkta salıncakta sallanıyorduk. Eskileri yad edelim kafasıyla çıkmıştık, yan sınıfın dedikodusunu yaptığımız yerde şimdi dert yarıştırıyoruz

"Ya abiciğim, varımızla yoğumuzla çalışsak bile ne fayda? Her halükarda emeğim boşa gidecek ve olduğum noktada sayacaksam hiç alemi yok çalışmanın hatta. Ev, araba derdiyle bir ömür sabahın kör saati güneşi görmeden kalkıp akşam dönüş yolunda otobüste kavga izlemek istemiyorum ben."

Konuştukça hırslandı, en azından yumruk yumruğa kavgaya girecek gibi sıkılı elini buna yordum .

"Seni gören de sanar ki tüm bu durum yeni."

"Değil mi?"

"Değil tabi. Bizden öncekiler de günyüzü görmedi, onlardan öncekiler de. Tarihte dünyada her şeyin tıkırında olduğu zaman mı var?"

"Biz de görmeyelim yani? Yaren sakın bana annemgil gibi "Biz ne çileler çektik, şükredin" nutuğu çekme, bak baştan uyarıyorum."

Dediğine gülmek istesem de ciddileşip hak verir rolü yaptım. Sinirliyken uğraşması daha bir keyifli oluyordu. Kaşlarımı çattım ve bilgiç ses tonumu takındım.

"Kıtlık yokluk görmedin, yediğin önünde yemediğin arkanda, el bebek gül bebek büyüyünce tükenmişlik sendromuna mı girdin acaba?"

Salıncaktan kalkmaya girişince gülerek durmasını işaret ettim. Kafası attı, söylenmeye başladı.

"Var olduğunu bilip olmayınca yokluk olmuyor mu paşam? Çivisi çıkmış dünyada her Allah'ın günü vay efendim iklim krizi, vay efendim füze saldırısı, eksik olmasın TEFE TÜFE zammına uyanırken dert yokluğunu hiç görmedik, şükür!"

"Yapacağımızı yapıyoruz ama durup şikayetlenmenin de bir çare olduğunu duymamıştım."

"N'apayım peki? Polyannacılık mı oynayalım aramızda, artık içimden gelmiyor bir şeyler yapmak."

"Umut edebiliriz mesela. Her gerçekleşen hayalin başı umut etmek. Dünyanın ucu bucağı yok ki. Seni bilmez miyim ben? Bugün derbeder olursun, yarın kintsugi workshopu, yeni gelen tiyatrolardan tanıtım mesajları atarsın."

"Ohoo sen onları da umuttan sayıyorsan daha ne diyeyim?"

"Küçük de olsa yaşama bağlanıyorsak bir şekil, yarın için olan tüm planlar umuttur. Bu hayalini kurduğun dünya turundan, akşam istediğin yemeğe kadar geçerli diyorum, tabi şahsi fikrimce."

"Yemeği de almazsın ya şu denkleme. Ne kadar basit bakış açısı bu?"

Küçümseme faslına geçince bir parça hak verdiğini anladım. Tanıyordum arkadaşımı, kafasına yatmasa hiç üşenmez akşama kadar laf yarıştırır.

"Elin Japon'u sabah kalkma motivasyonu diye ıkıgai dese ayakta alkışlarsın."

Hala tereddütlü bakışlarını görünce yumuşadım. Biraz olsun ondan örnek verirsem tamamen benimser diye düşündüm.

"Dertler senin ama umut da senin olmalı. Bugün mahvolsan da yarın Fas gezisi ilanı atman, örgü örmeye başlaman bunların her biri seni bir şekil ayakta tutar ama aksini düşündüğüm her gün simsiyah bir dünyaya uyanıp o siyahın bir tonu olmak istemem ben. Rengarenk olmak ve o siyaha rağmen rengimi bulmak isterim. Şimdi bırak bu depresifliği gözünü seveyim erken yaşlanırsın bak benden demesi."

Sonlara doğru gülsem de yüzündeki ciddiyeti bozamadım pek, olsun büsbütün yabancılamasındansa üzerinde düşünmesi iyidir. Hem ben onu bilirim yarın kim bilir neye heyecanlanacak...

Emine Berk

The Swing - Jean-Honoré Fragonard — Google Arts & Culture

The Swing - Jean-Honoré Fragonard
The Swing - Jean-Honoré Fragonard