1927 yılında Alman fizikçi Werner Heisenberg tarafından ortaya atılan belirsizlik ilkesi, evrendeki en temel olguların ve niceliklerin belirsizliğini ortaya koyar. Belirsizlik ilkesi, genel hatlarıyla bakıldığında fiziksel bir sistemde konum ve momentumun aynı anda kesin şekilde bulunamayacağını, bu niceliklerin yalnız bazı karakteristik belirsizliklerle bulunabileceğini söyler.

∆X.∆P>=₺h/2 ∆P.∆X>=1/2₺h ∆E.∆t>=₺h ∆X:Konumdaki belirsizlik ∆P:Momentumdaki belirsizlik ∆E:Enerjideki belirsizlik ∆t:Zamandaki belirsizlik ₺h=h/(2π): İndirgenmiş Planck Sabiti:1.05×10(-34)J.s

Diğer Başka Konjuge Belirsizlik Çiftleri: • Enerji-Zaman • Çizgisel Momentum-Konum • Açısal Momentum-Açısal Konum • Elektrik Potansiyel- Elektrik Yükü Yoğunluğu • Manyetik Potansiyel Yoğunluğu-Elektrik Akımı Yoğunluğu • Elektrik Alanı Yoğunluğu-Elektrik Polarizasyon Yoğunluğu • Manyetik İndüksiyon-Mıknatıslanma

Temel ilkelerin aralarındaki bu belirsizliklerden yola çıkarak vardığım çıkarsamalar ve hipotezlerden bazıları şunlardır:

“İnsan, küçük evrendir.”

ve nasıl ki evreni anlamak için en küçük yapı taşlarını anlamak lazım gelir ise insanı anlamak için de temel taşlarımızın özelliklerinden ve içerdiğimiz bir takım dinamiklerden faydalanılabilir.

Bir başka deyişle belirsizlik ilkesi hem evren için hem de insan için geçerlidir. Hemen her şey belirsizdir. Birbiri ardına gerçekleşen ve birbirine benzeyen olayların yekpare olduğu faraziyesiyle belirli kavramı ortaya çıkar. Bir lamba, sürekli olarak birbirine çok yakın ve algılamayacak sürelerle sönüp tekrar yanarsa o lambanın sönmeden yandığı kabul edilir. Bir diğer açıdan birbirine oldukça benzeyen kimseler vardır. Lakin bu benzerlik ya yalnızca görünüşte ya da yalnızca yaşam biçimindedir. Bu temel belirsizlik ilkelerinden benzetmeye yoluyla çıkarılabilecek bir sonuçtur. Bu nedenledir ki her birey eşsizdir.Şahsiyet, tektir.